Başka Dilde Aşk



Uzun zamandır koşmamışlığın vermiş olduğu hamlıkla , Tünel'den Pera Sinemasına nefes nefese yetişebilmiş olmam yada o an a kadar film hakkında fikir yoksulluğu çektiğimden midir bilmiyorum,tansiyonumdaki dengesizlik ve beklentisizlik ile salondaki yerimi aldım.O an ki enteresanlık ise yaklaşık 3 yıl evvel çalıştığım işyerinden tanıdığım hatta aramızda küçük çapta münakaşa bile geçen,arkadalar arasında puma lakabı taktığımız adamın,bomboş salonda hemen ön sıramızda oturmuş olmasıydı.

Senaryo ve konuya ilk bakışta klişe gibi duran ancak akıcılığı ile kendine bağlayan bir aşk hikayesi tenefüs ettim.Aşkı yaşadığımı düşündüğüm hayatımın bu döneminde filmden etkilenme ihtimalimin değişkenliğide göz önüne alınmalıdır.

En fazla göze çarpan Mert Fırat'ın oyunculuğu oldu benim için.Daha sonra ögrendim ki senaryoyu yönetmen İlksen Başarır ile birlikte yazmışlar.Çok kat ve sahne koyarak, akıcılığı ve süregelirliği sağlamak için hallice uğraş vermişler ve başarmışlar.Görüntü yönetmeni Hayk Kırakosyan'ı Ezel Akay filmlerinden tanıyorum ki aynı zamanda eğitmen bir kişilik olması yönetmenin işini kolaylaştırmış.Saadet Işıl Aksoy un çok çok iyi olmayan performansı en az vasatın üzerinde olduğu kanaatindeyim zira Mert Fırat'ın oyununun yanında daha fazla şans bulamazdı ki buna rağmen 4. uluslararası Bursa İpek Yolu Film Festivalinde en iyi kadın ödülünü kazanmış.Mert Fırat'a ise ödül verilmemesi düşündürücü.

Yaklaşık iki saatte kendinizden çok şey buluyorsunuz.Bazen sağır bazen dilsiz.Asabiyet hakim kılıyor kimi zamanda göz yaşı.Çıkınca soruyorsun yanındakilere '' beğendiz mi ? '' diye.Cevabını beden diliyle alıyorsun,gözlere bakman yeterli oluyor.

Başka Dilde Aşk fragman


Başka Dilde Aşk fragman
Yükleyen habergo. - Tüm sezonlar ve tüm bölümler

Eğer bir film çekecek olursam..!


Andrei Tarkowsky ‘den etkilendiğini duyduğum Nuri Bilge Ceylan ve Andrei Zvyagintsev arasındaki en büyük ortak noktanın büyük Rus olduğunun farkındalığına yeni varmış olup, Üç Maymun ile The Return arasındaki hem senaryo hem de sahne benzerliklerini görünce Tarkowsky sanatının ,hayran yönetmenlerine etkisinin dışavurumu iki yönetmen elinden izlemiş bulundum. Öte yandan Ceylan’nın da Zvyagintsev'den de esinlenme olasılığı inkar edilemez kanaatindeyim.

Sinema filmi çekmek için gerekli teknikleri ve terimleri öğrenme arzusu ile yanıp tutuştuğum şu günlerde izlediğim The Return’’Vozvrashcheniye’’ ,içimdeki sinema heyecanını katbekat arttırmakla kalmayıp en beğendiklerim arasında rahatça yerini aldı.Kuşkusuz asıl en fazla etkilendiğim durum, tüm bakış açılarımı ve ruh halimi birebir yansıtan, en sade hali ile imkanları en ekonomik şekilde kullanarak filmi izlerken beni okyanusun derinlerine sürükleyip derin derin nefes aldırabilen bir yönetmen ile tanıştım,mutluyum. Bir gün ,ilk filmimi çekecek olsaydım şüphesiz bu film olmasını isterdim.Dolayısı ile çok kıskandım…